ANTİOKSİDAN TANIMI
Antioksidan, oksidan maddelerin hücreye zarar vermesini engeller.
Serbest radikallerin etkilerini nötralize ederek onların neden oldukları
dejeneratif hastalıklar ve erken yaşlanma süreçlerini başlatan
zincirleme reaksiyonları engelleyen moleküllerdir.
Canlılarda, kimyasal prosesler, özellikle oksitlenme, serbest
radikallerin oluşmasına neden olur. Yüksek derecede reaktif olan serbest
radikaller farklı moleküller ile kolayca reaksiyona girebilir ve
böylece hücrelere, canlıya zarar verebilir. Antioksidanlar serbest
radikallerle reaksiyona girerek (onlarla bağ kurarak) hücrelere zarar
vermelerini önlerler. Bu özellikleriyle hücrelerin anomalileşme, ve
sonuç olarak tümör oluşturma risklerini azalttıkları gibi, hücre
yıkımını da azalttıkları için, daha sağlıklı ve yaşlılık etkilerinin
minimum olduğu bir yaşam yaşama şansımızı yükseltirler.
1-TAM TAHILLAR
Sabahları kahvaltı gevreği ile kahvaltı etme alışkanlığınız varsa
şanslısınız. Çünkü kahvaltı gevreği, sandığınızdan daha fazla bitkisel
ilaç özelliği taşıyor. Tabii tam tahıllılar grubundaysa... Ya da bulgur,
kahverengi pirinç gibi gıdaları tüketerek de tahılın faydalarından
yararlanmış oluyorsunuz. Tahıldaki E vitamini; kanser, ki özellikle
prostat kanserine karşı önleyici olmada rol oynayan kuvvetli antioksidan
anlamına geliyor.
Çalışmalar tahılların; bağışıklık sistemini
desteklediğini, Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlattığını,
romatizma tedavisinde etkili olduğunu, güneş yanığına karşı iyi
geldiğini ve erkeklerin kısırlık tedavisinde destekleyici olduğunu
gösteriyor. Tahıllar ayrıca IP-6 olarak bilinen; meme, kolon ve
karaciğer kanserlerine karşı korunmaya yardım eden fitik asit yönünden
de zengin.
2-SOYA
Son zamanların popüler gıdalarından olan soya, bu popüleritesini
bileğinin hakkıyla kazanmışa benziyor. Zira soya; kanseri önlemeye
yardımcı oluyor, kolesterolü düşürüyor, kemik erimesine karşı mücadele
ediyor ve menopozun etkilerini azaltıyor. Soyanın bütün yararları,
vücuttaki doğal östrojene benzeyen “genistein” ve diğer izoflavon’ları
içermesinden kaynaklanıyor. Çalışmalar gösteriyor ki genistein; meme,
kolon ve prostat kanserlerini önlemeye yardımcı oluyor. Ayrıca soya, HDL
kolesterole etki etmeden, LDL (kötü kolesterol) seviyesini
düşürebiliyor. Soya, kemik erimesine karşı mücadele edebiliyor ve sıcak
basmaları gibi menopoz etkilerini hafifletmeye yardımcı oluyor.
3-HAVUÇ VE DİĞER SARI-TURUNCU SEBZELER
Havuç ve diğer sarı-turuncu sebzeler; iyileştirici özellikli karoten
ailesinin bir üyesi olan beta-karoten adlı antioksidan deposudurlar.
Pancar, şeker patates ve diğer sarı-turuncu sebzeler, beta-karoten
içerikleriyle kansere; özellikle akciğer, mesane, meme, yemek borusu ve
mide kanserlerine; kalp hastalığına ve romatizmaya karşı koruyucu
özelliktedirler.
Şunu unutmamak gerekiyor ki, pişmiş sarı-turuncu sebzeler, pişmemiş olanlara oranla bir hayli yüksek antioksidan içeriyorlar.
4-ÇAY
En çok tükettiğimiz içeceklerden biri, çay. Dejeneratif hastalıkları
engellemede en iyi tedavi yolu olduğunu biliyor muydunuz? Çay, dikkat
çekici bir biçimde kanser, kalp hastalığı, felç ve diğer hastalık
risklerini azaltıyor. Yeşil çayın, siyah çaya göre daha fazla
antioksidan içerdiği bilinen bir gerçekti; fakat son çalışmalar her
ikisinin de eşit miktarda yararlı olduğunu gösteriyor.
5-ISPANAK
Temel Reis’i düşünün; ıspanağı yediğinde güçleniyor, Kabasakal’la
mücadele edebiliyordu. Çünkü ıspanaktaki lütein (bir antioksidan
maddesi), ıspanağın içeriğindeki ana maddedir ve vücuda güç kazandırır.
Çalışmalar gösteriyor ki, ıspanak yiyen insanlarda iki yaygın göz
hastalığı olan katarakt ve sarı nokta hastalığı gelişimi daha az
görülüyor. Lütein, retinayı güneşin zararlı etkilerinden koruyor ve göze
zarar veren serbest radikallerle mücadele ediyor. Bazı çalışmalar,
lütein’in kalp hastalıklarını engellemede de yardımcı olduğunu
gösteriyor.
6-SARIMSAK
Sarımsak, belki de dünyada bilinen en eski doğal tedavi bitkisidir.
Kanser, kalp hastalıkları ve yaşlanma etkilerine karşı mücadele eder.
İçindeki sülfür bileşeni, sarmısağı kötü kokusuyla ünlü hale getirse de
sarımsağın iyileştirici etkisinden de sorumlu olan maddedir kendisi.
Çalışmalar, sarmısağın kalp sağlığını koruduğunu, kolesterol seviyesini
dengede tuttuğunu, yüksek tansiyonu düşürdüğünü ve serbest radikallere
karşı mücadele ettiğini gösteriyor. Unutmayın, düzenli olarak sarımsak
yemek, kanseri önlemede birebir. Ayrıca sarmısak, güçlü bir mantar
önleyici özelliği taşıyor ve astım, mantar enfeksiyonları tedavisine
yardımcı oluyor.
7-KIRMIZI ÜZÜM
Biraz kırmızı şarap, kalp atış hızınızı daha uzun ve güçlü hale getirir.
Neden? Çünkü resveratrol ve kersetin maddeleri içerir kırmızı üzüm. Bu
kuvvetli antioksidanlar kalp sağlığını destekler, kandaki pıhtılaşmayı
azaltır, kan damarlarının açık ve esnek olmasını sağlar. Resveratrol
aynı zamanda vücudu kansere karşı korur ve iltihaplı hastalıklar,
gastrik ülser, felç ve kemik erimesi hastalıkları riskini azaltır
8-DOMATES
Domates, hızla en popüler sağlıklı yiyecekler arasına giriyor. Tabii
bunun için geçerli nedenleri var. Kanserle savaşıyor, ten lekesi
dejenerasyonlarını ve kataraktı önlüyor, ilerleyen yaşlarda zihinsel
işlevlerin sürdürülmesine yardımcı oluyor. Likopen içeren domates,
karoten ailesinin de bir üyesi. Beta-karoten içeriği ile diğer
meyvelerden iki kat daha güçlü.
Yapılan çalışmalara göre, daha
fazla domates tüketen erkeklerin prostat kanserine yakalanma oranları
daha düşük. Ayrıca çalışmalar, likopenin akciğer, kolon ve meme
kanserini önlemeye yardımcı olduğunu da gösteriyor. Domates, bağışıklık
sistemini güçlendiren antioksidan glütasyon da içeriyor.
Bir hatırlatma:
Domatesi pişirilmiş halde yemeyi tercih edin. Sıcaklık, istenen
antioksidanın vücut için daha kolay açığa çıkmasına izin veriyor.
Likopen yağda çözünebilir bir madde olduğundan, domatesi yağ ile
birlikte yemek, içindeki likopenin vücut tarafında emilimini
kolaylaştırıyor.
9-BROKOLİ
Anneniz “brokolini bitir” dediğinde hep ağız burun büktünüz belki. Ama
artık annenizin sözünü dinleme zamanı! Brokoli ve lahana, Brüksel
lahanası, karnıbahar gibi diğer turpgiller, kanser ve kalp
hastalıklarını önleyiciler. Turpgiller, indol-3-karbinol (östrojen
seviyesini aşağı çeken güçlü antioksidan) içeriyor. Bu nedenle meme
kanseri ve diğer östrojen etkili yumurtalık ve rahim kanserlerini
önleyici etkileri var.
Çalışmalar gösteriyor ki brokoli, kanser
gelişimine yol açabilen rahim anomalilerine karşı savaşmada da etkili.
Bu sebze ayrıca kanser ve kalp hastalıklarını önleyen beta-karoten
bileşeni de içeriyor.
10-BÖĞÜRTLEN
Sadece böğütlen değil, tüm üzümsü
yiyecekler lif, mineral, vitamin ve iyileştirici antioksidan
içeriyorlar. Böğürtlen, yabanmersini ve ahududunun içeriğinde bol
miktarda bulunan antioksidanlar, kanser ve kalp hastalıklarını önlemeye
yardımcı oluyor. Çilek, ahududu ve böğürtlen, ellagic asit içeriyorlar
ve bu madde kanserojenlerle savaşma özelliğine sahip. Yabanmersini,
ileri yaşa bağlı olarak oluşan kognitif fonksiyon bozukluğunu (idrak
etme sorunu) gözle görülür biçimde geciktiriyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder