RİSKİ ARTTIRAN BESİNLER
-Yağda kızartılmış, tuzlanmış, tütsülenmiş besinler
-Nitrit, nitrat eklenmiş, salam, sosis vb. işlenmiş et ürünleri
-Ateşe çok yakın pişirilmiş kebaplar
-Hamburger
-Yağlı tüm etler
-Terayağı, içyağı
Riski azaltan besinler Sebzeler
-Soğan, sarımsak
-Lahana
-Havuç, ıspanak
-Marul, kıvırcık, salatalık
-Pazı, asma yaprağı
-Karnabahar, pırasa, şallgam, turp
-Maydanoz, tere, nane, roka
-Biber
-Taze-kuru fasulye, bezelye
-Bakla, mantar, patlıcan, enginar
-Kabak
Domates, pancar, bamya.
Riski azaltan meyveler
-Portakal, greyfurt, limon
-Kuşburnu, böğürtlen, kızılcık
-Elma, armut, ayva, erik
-Kiraz, vişne, çilek
-Kavun, karpuz
-Üzüm, incir, nar,dut
-Muz, hurma, yeni dünya
Riski azaltan kuruyemişler
-Leblebi, kestane, badem, fındık, fıstık, ceviz.
Riski azaltan tahıllar
-Kepekli ekmek
-Çavdar ekmeği
-Bulgur, yarma
Riskini azaltan hayvansal besinler
-Yumurta
-Yağsız peynir, çökelek, yoğurt
Ağız içi kanserlerine karşı avakado
2011 yılı haziran ayında yayınlanan ABD kaynaklı bir çalışmada,
avokado meyvesinden izole edilen iki bileşiğin hücre kültürlerinde insan
ağız içi kanseri hücrelerine karşı savaştığı ortaya konuldu. Ohio
Kanser Merkezi'nde yürütülen çalışmada avokadonun, ağızdaki kanser
öncesi lezyonların kansere dönüşünü geciktirdiği saptanmıştır.
Cilt kanserine karşı da koruyucu
Archives of Dermatological Research'ün 2011 Mayıs sayısına göre,
avokadoda yangı gideren ve güneşin hasarlayıcı etkisine karşı koruma
sağlayan maddeler vardır. Yazın güneşin kanser yapıcı etkilerine karşı
korunmak için kullandığınız güneş koruyucu ürünlerde mutlaka avokado
yağı da olmalı. Bu yağlı meyveyi çok fazla miktarda tüketmek gerekmiyor
tüm faydalardan istifade edebilmek için, günde 1/4 avokado yeterli, bunu
da rahatlıkla salata ve söğüşlerde tüketebilirsinizÖ Özellikle ekşi ve
acı lezzetlere çok yakışıyor.
Bamya
Bamyadaki polifenoller, bitkilerdeki en önemli antioksidanlardan.
Antioksidanlar, yalnızca kansere karşı değil, alzheimer'dan, kalp damar
tıkanıklıklarına kadar bir çok kronik hastalığa karşı da koruyucular.
Brokoli
Brokoliye ilişkin bu sene bazı sansasyonel haberler çıkmış olsa da
siz bu haberlere prim vermeyin ve brokoliyi sofranızdan eksik etmeyin.
Çünkü yıllardır yapılan pek çok bilimsel çalışma ve araştırmaya göre
brokoli kansere karşı hala ilk sıralarda yer alan koruyucu bir sebze..
Brokoli de bulunan ve bir çok kanser türüyle savaşta önemli bir etken
medde grubu 'izotiyosiyanatlar.' Bitkilerden, sebzelerden izole edilen
birçok bileşke var ancak bu grubun özelliği, üzerinde sülfür
bileşiklerinden oluşuyor, brokoliyi haşlasanız da bu aktif maddelerin
etkinliğinde kaybolma olmuyor. İzotiyosiyanatların karaciğerdeki bazı
enzimleri etkileyerek, gıdalarla veya başka bir yolla aldığımız
kansorejenlerin hücrenin genetik şifresi olan DNA'ya zarar vermesini
engellediği düşünülüyor. DNA'nın hasar görmesinin çoğunlukla kanser
oluşumuyla sonuçlandığı ise kanıtlanmış bir bilimsel gerçek.
Meyan kökü
Bileşiminde önemli antioksidantlar var. Şifalı etkisini içerdiği
flavonoidlerin kuvvetli antioksidan özelliğinden almıyor yalnızca, tıbbi
olarak önemli 'yangı giderici' kortizona benzer bir etkisi var ve
kortizonun yan etkilerine sahip değil. Tüm dünyada, bu bitki, eklem
iltihaplanmalarında, romatizmada, astımda, alerjilerde, hepatitlerde,
egzema, sedef ve liken gibi kronik cilt hastalıklarında destek tedavi
olarak kullamakta. Birçok araştırmada, kansere karşı birkaç yoldan
etkili olduğu ortaya çıkarıldı bu bitkinin. Hem kanser hücrelerinin
üreme döngüsünü duraklattığı hem de kanser hücrelerini 'apopitozis' diye
adlandırılan hücre intiharına sürüklediği, hücre deneylerinde
gösterildi. En fazla da prostat kanserlerinde etkili olduğu bilimsel
kanıt var.
Yüksek tansiyon hastaları dikkatli tüketmeli.
Çörekotu
Peygamber Efendimiz'in bu konuda çok özel bir hadisi mevcut:
"Çörekotuna kıymet verin, zira o ölüm dışında her derde şifadır."
Bilimsel veriler bu hadisin gerçekliğini kanıtlıyor adeta çünkü yapılan
yüzlerce hücre ve hayvan deneyi gösteriyor ki etki yelpazesi çok geniş
bu sihirli kutsal tohumların...
Tümör, büyümek için beslenmek, kanlanmak zorundadır ve bunu kendine
yeni damarlar oluşturarak yapar, işte çörekotundaki bazı aktif maddeler
bu oluşumu engeller. Her bir tümür hücresi, özel bir büyüme döngüsüne
girer ve bir hücre olarak girdiği o döngüden iki hücre olarak çıkar, bu
şekilde de tüm tümör kitlesi büyür. Çörekotundaki timokinon, bu döngüyü
engelliyor ki bu birçok kemoterepi ajanının da etki mekanizması aynı
zamanda.
Bu konuda yapılmış çok daha çarpıcı bir çalışma var ki bu çalışma
sonuçlarına göre de; çörekotundaki timokinonun kemoterapi ilaçlarının en
önemlilerinden bile daha etkili olduğu öne sürülüyor. Malezya Putra
Üniversitesi'nde yürütülen bu hücre deneyi, insan rahim ağzı kanseri
hücreleri üzerinde yapılmış.
Yeşil çay
Yeşil çay; gerçekten de dünyadaki en muhteşem besinlerden biridir ,
kanser karşıtı özelliği vardır. Kolesterolü düşürür. Kalp rahatsızlığı
oranını önemli derecede düşürmesiyle bilinir. Ayrıca içinde depresyon ve
bunalımın üstesinden gelmeye yardımcı olan bileşkeler içerir.
Kanser önlenmesinde yeşil çayın etkisi o kadar güçlüdür ki; Ulusal
Kanser Enstitüsü'nün Kanser Önleme Dalı, çay bileşkelerini insan
deneklerde kanser önleme amaçlı kullanmak için bir plan başlatmıştır.
Örneğin; Journal of the National Cancer Institute, yeşil çay tüketmenin
Çin 'deki erkek ve kadınlarda yemek borusu kanser riskini yaklaşık
yüzde altmış oranında azalttığını gösteren epidemiyolojik bir
incelemenin sonuçlarını yayımlamıştır. 2004 senesinde Harvard tıp
fakültesinden bir ekip, yeşil çayın yemek borusu ile ilişkili kanser
hücrelerinin büyüme ve çoğalmasını engellediğini ifade etmiştir.
Zerdeçal
Zerdeçalın, kalın bağırsak kanseri, meme, baş-boyun kanserleri,
solunum sistemi ile ilgili kanserler ve bir ilik kanseri türü olan
multiple myloma üzerine olan olumlu ve koruyucu etkilileri hakkında pek
çok çalışma mevcut. Bu çalışmaların kiminde zerdeçal etken maddesi olan
kurkuminin tümör büyümesini, tümör kanlanmasını azaltarak yavaşlattığı
gözlemlenmiş, kiminde de bu maddenin tümörü 'apopitoz' diye
adlandırdığımız hücre intiharına zorladığı saptanmış. Bazı çalışmalar da
ise bu sarı tanecikler, tümörün doku derinliklerine inmesini ve uzak
yerlere sıçramasını engellemiş.
Nasıl tüketelim?
Et ve tavuk yemeklerinize ve çorbalarınıza çok yakışacağını
düşünüyorum. Gün içinde içtiğiniz çaylarınıza da eklemek çok akıllıca
olacaktır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder