20 Eylül 2013 Cuma

FINDIK

Günlük dengeli beslenmede yaşamsal bir besin ve katkı Maddesi olan fındığın, Sağlık bakımından bir çok olumlu etkisi bulunur. Her Gün sadece 25-30 gr fındık yemek, günlük E vitamini ihtiyacının yüzde 100'ünü karşılar.
Oleik Asit daha çok olmak üzere yağ, protein, karbonhidrat içeren fındık E vitamini başta olmak üzere çeşitli vitaminler, mineraller, diyabetik lifler, fitosterol (beta- sitosterol) içerir.
Antioksidant fenoliklerin özel bileşimleri sebebiyle, insan beslenmesi ve sağlığı açısından Fındık, kuruyemiş çeşitleri arasında önemli bir konuma sahip bulunmaktadır.
Besleyici ve duyumsal özellikleri fındığı, gıda ürünleri için benzersiz ve ideal bir malzeme haline getirmektedir. Yüzde 60.5 oranında yağ içerdiğinden fındık, iyi bir enerji kaynağı olma özelliği taşımaktadır. Bir çok araştırmacı, fındık tüketiminin insan beslenmesi üzerine olumlu etkileri olduğunu söylemektedir.
Bu etkiler, tekli ve çoklu doymamış yağ asidi (yüzde 82.8 oleik ve yüzde 8.9 linoleik) açısından zengin olan fındık lipitlerinin yağlı asit profili ile ilgili olabilir.
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, doymuş yağ oranının düşük ve tekli doymamış yağ oranının (MUFA) yüksek olduğu beslenme çeşitleri, kan lipiti düzeyinin koolünde etkili oluyor; benzer bir sonuç, koroner kalp rahatsızlığı (CHD) riskinde de olumlu bir etken olabiliyor.
Ayrıca, fındık yağı içeriğinde yüksek oranda bulunan tekli doymamış yağ oranı ile zenginleştirilmiş beslenme çeşitleri; CHD vakalarının azlığı, tansiyon düşüklüğü, toplam kolesterol dengesinde düşüklük, lipoprotein yoğunluğunun (LDL) azaltımı veya tersinin çoğaltımı ve kanigliserin değerinin düşmesi gibi benzer, olumlu etkiler oluşturur.
E vitamini açısından bitkisel yağlardan sonra fındık, en iyi ikinci kaynakdır. E vitamini, çözülebilir bir lipit fenolik antioksidandır.
Fenoliklerin antioksidan aktiviteleri, Hidrojen atomlarını bağımsız köklere dönüştürme özelliğinden kaynaklanıyor. Bu bileşimler bağımsız kökler oluşturabileceği için, diyabetik hastalarda, Kanser ve atherosclerosis önlemede potansiyelleri olduğuna inanılıyor.
E vitamininin antioksidan görevi ve koroner kalp rahatsızlığı ve kanserle olan ilişkisinden dolayı, fındık ve fındık ürünlerini de içeren doğal gıda maddelerine tüketici ve sanayi tarafından olan ilgi artıyor. Her gün sadece 25-30 gr fındık yemek, günlük E vitamini ihtiyacının yüzde 100'ünü karşılıyor.
Son zamanlarda yapılan araştırmalar gösteriyor ki, fındıkta bol miktarda bulunan beta-sitosterol maddesi, kolesterolü düşürmede ve kanser (kolon, prostat, göğüs) gibi pek çok hastalığı önleme konusunda önemli bir rol oynayabiliyor. Bu özellik, tümör büyümesini önleme ve apoptosis uyarımı içinde geçerlidir.
Fındık ayrıca, kalsiyum, magnezyum, fosfor ve potasyum başta olmak üzere iyi bir Mineral kaynağıdır.
Tansiyonu dengelemesinin yanı sıra Sodyum bakımından düşük; fakat Mineraller bakımından oldukça cömert olan fındığın, kemik gelişimi ve sağlığı açısından da önemi büyüktür. Zira bu Minerallerin sağlık açısından olumlu etkileri iyi biliniyor.
Tüm gerekli amino asitleri ve en gerekli mineralleri de içeren fındık, cystine ve methionine bakımından düşük olan baklagil kökenli gıdalar ile birlikte Protein kaynağı olarak kullanılabiliyor.
Daha önce de belirtildiği üzere fındık, doğal antioksidanlar bakımından iyi bir kaynaktır.
Sonuç olarak, fındık, günlük dengeli beslenmede hayati bir besin ve katkı maddesi, kalp sağlığı bakımından da en yararlı naceutical madde.
Unutmayın; Günde bir avuç fındık yemek, sizi bir çok hastalıktan koruyabilir.

MUŞMULA

Bitkisel Dermanların şifalı bitkileri arasında bugün muşmula yer alıyor. Gülgiller ailesinin bir ferdi ile birlikteyiz bugün. Muşmula diğer bir adı ile döngelMuşmula meyvesi bodur tipli bir ağacın ürünüdür. Muşmula meyvesi ağaçtan toplanır ve bir süre yumuşaması için beklenir. Muşmula meyvesinin yumuşamış hali yenilmesi için tercih edilen şeklidir.  Muşmula içeriğinde bol derece de B vitamini bulundurur. Bağırsak problemi yaşayanlar için muşmula en çok önerilen meyveler arasında yer alır. Muşmulanın içerisinde sert çekirdekler bulunmaktadır.  Muşmula meyvesinin ehli olanları daha yumuşak, yabani olanları ise daha sert yapıdadır. Muşmula en çok Karadeniz ve Marmara bölgesinde yetişmektedir.

Muşmulanın Faydaları
•    İnce bağırsakta meydana gelen iltihaplanmanın tedavisinde muşmula kullanılır.
•    Muşmulanın faydaları arasında oldukça büyük sorunlar doğuran böbrekte kum ve taş sorununa son verme özelliği de yer almaktadır. Böbrekten kum ve taş düşürmek için muşmuladan faydalanılır.
•    Hamilelik esnasında muşmula yenmesi düşük riskini azaltıcı etkiye sahiptir.
•    Deride oluşan sarkmaların tedavisinde muşmuladan faydalanılır.
•    Muşmulanın faydaları içinden bir diğeri sinir sistemine güçlendirici etki yapmasıdır. Sinir sistemi üzerinde yatıştırıcı etkileri muşmulanın önemli faydalarından biridir.
•    Muşmula kan dolaşımını düzenlemede de fazlası ile şifalı bir bitkidir.

Muşmula tüketirken nelere dikkat etmek gerekir?
Yüksek tansiyonu olanların muşmula tüketiminde dikkatli olmaları gerekmektedir. Mümkün oldukça az miktarda muşmula tüketmeleri gerekmektedir.

18 Eylül 2013 Çarşamba

Buğdayın faydaları

- İnsanlığın temel besin kaynağı olan buğday, evinize sadece beyaz ekmek ve aşurelik tane olarak giriyorsa çok şey kaçırıyorsunuz demektir. Çünkü buğday, ev ortamında çok basit yöntemlerle çimlendirilerek tanesiyle veya uzayan çimlerinin tüketilmesiyle bağışıklık sistemini güçlendiriyor, hücreleri yeniliyor. Özellikle buğday çimi suyunun 'şifa içeceği' olduğu belirtiliyor. Çimlenmiş buğdayın sağlığa etkilerini İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Erkan Topuz'a sorduk. Kendisinin de evde buğday çimi üretip sofrasında bulundurduğunu belirten Prof. Dr. Topuz, buğday çimi suyunun mikropları öldürücü etkisiyle kanı temizlediğini belirtiyor. Bununla birlikte, kardiyovasküler sistemde de damarların açılmasını sağlıyor.

Buğday çiminin "Allah'ın verdiği çok büyük bir potansiyel" olduğunu ifade eden Prof. Dr. Topuz'un aktardığı bilgilere göre, buğday çiminin gençlik verici, imnün sistemi (bağışıklık) güçlendirici ve kansere karşı koruyucu etkileri var. Aynı şekilde saç dökülmelerine faydalı olduğu iddia ediliyor. Buğday çimi suyunun kimyasal bileşimi kana çok benziyor. İçeriğinde antiseptik temizleme özelliği olan klorofil yüzde 70 oranında bulunuyor. Mükemmel bir protein kaynağı ve bol miktarda beta karoten içeriyor. Yüksek oranda B1, B6, B12 vitaminleri, C, E, K vitaminleri ihtiva ediyor. Ispanaktan daha çok demire sahip olduğu için anemi (demir eksikliğine bağlı kansızlık) hastalarının kullanması tavsiye ediliyor. Başta magnezyum olmak üzere çok çeşitli mineraller içeriyor. Besin öğeleri vücudu besliyor ve gerçek bir denge sağlıyor.

Buğday çimi suyunun faydalı olduğunu ilk keşfeden kişinin Boston'da Hipokratlar sağlık kuruluşunun kurucusu Dr. Ann Wigmore olduğunu belirten Prof. Topuz, Wigmore'un hikayesini şöyle anlattı: "Dr. Wigmore, bacaklarındaki kangreni bununla tedavi etmiş. Doktorların bacaklarını kesme kararı üzerine buğday çimi suyunu içmeye başlamış. Çimlerden yaptığı lapayı da bacaklarına uygulamış. Bu şekilde tedavi olmakla kalmamış, iyileştikten sonra Boston maratonuna katılmış. O zamandan beri, tedavisi imkansız denilen hastalar buğday çimi suyu kullanıyor. Bitkisel tedavileri devamlı yapmak gerekir. İmkanı olan, her gün iki bardak içebilir. Bu suyu buğdaya karşı alerjisi olanlar da kullanabilir. Buğdayın birkaç gün nemli ortamda bekletilip filizlendirilerek tanesiyle tüketilmesi de çok faydalı. Böylece buğdayın hem çok faydalı olan kabuğu, hem de rüşeym denilen besin değeri çok yüksek embriyo kısmı alınmış olur. Bu filiz bebek gibi büyük bir güçle doğar. Bütün filizlerde, ama özellikle buğdayda büyük potansiyel var. Vitamin, mineral, antioksidan bakımından müthiş zengin. Çünkü çoğalıp yeni bir bitki üretecek. Gençlik sırrıdır. Çimi çok üretebilirseniz suyunu için. Azsa her gün koparıp salatanıza katın."

Buğday nasıl çimlendirilir?

Buğday çimi üretimini Türkiye'de 25 sene önce ilk kez başlatan Kırkambar Baharat'ın sahibi Bahri Kılıç'ın üretim önerileri şöyle: Öncelikle doğal, ilaçlanmamış buğday alın. Zirai buğdaylar zararlılara karşı ilaçlanmış olabileceği için dikkatli olun. Aşurelik buğday çimlenmez. Bir avuç buğdayı oda sıcaklığındaki içme suyu ile ıslatıp bir gece bekletin. Ertesi sabah şişen buğdayların suyunu süzüp genişçe bir tepsiye üst üste gelmeyecek şekilde yayın. Üzerini nemli bir bezle örtüp evin en sıcak ve karanlık yerine bırakın. Bez ve buğdaylar kurudukça nemlendirin. Buğdaylar 3-4 gün sonra filizlenmeye başlar. Filizleri 2 cm uzayınca dolaba alıp, her gün 1-2 kaşık salatalara katabilir, yoğurtla veya zeytinyağı, limon, nar ekşisi gibi karışımlarla tüketebilirsiniz. Çok dayanıklı olmadığı için azar azar çimlendirme yapılmalı.

Buğday çimi üretmek için de, yine bir gece suda beklemiş buğday tanelerini yayvan bir saksıya veya varsa bahçeye ekip üzerini toprakla örtün. Çimler 10-15 cm uzayınca 1 cm yukarıdan makasla kesin. Kestikçe uzayan çimlerden her gün salatanıza katın. Çok ektiyseniz mutfak robotundan geçirip suyunu çıkararak kullanın. Marketlerde satılan hazır çimler, büyümesini hızlandırmak için katkı maddesi katılabildiği için çok güvenli olmayabilir.

Mısırın Faydaları Nelerdir

Mısır hakkında sorularımıza cevap bulabilecegimiz bir konu genel olarak şu sorular sorulur "

Başta Mısırın kalorisi 100 g da nedir
• MISIRDA BULUNAN VİTAMİNLER nelerdir
• mısırın ekonomik değerleri nedir
• mısırın sağlığımıza yararları nedir
• patlatılmış mısırda şeker oranı ne kadardır?
• magnezyum ve alzheimer
• mısırın kalorisi ve mısırın kalorisi kaç
• misirda seker oranı nedir

Anavatanı Güney Amerika olan mısırı küçük büyük herkes çok severek tüketiriz. İster haşnmış olsun , ister közlenmiş, isterse patlatılmış. Bir şekilde hepimizin gördüğünde ağzını sulanadıran ve salatalar hatta pilavlarımıza kadar kullandığımız mısır sağlık açısından da oldukça yaralı ve sağlıklı bir besin.
izafet.Com - Mısırın Yararları ve Besin Değerleri

MISIRIN VÜCUDUMUZA FAYDALARI :

Mısır tam bir vitamin deposudur.B1 vitamini, patotonik asit B5 vitamini, folat, niasin B3 Vitamin ve C vitaminini de bol miktarda içermektedir. Mısır ayrıca diyetsel liflerin, fosfor ve magnezyum minerallerinin iyi bir kaynağıdır.
Mısır, Yüksek Lifli Bir Gıdadır. Bir bardak mısır günlük lif ihtiyacının yaklaşık %23’ ünü karşılayacak kapasitededir. Yapılan araştırmalar mısırın yüksek kolesterol seviyelerini düşürdüğü, kolon kanseri riskini azalttığı ve İrritabl bağırsak sendromunun bir kısım rahatasızlık verici semptomlarını hafiflettiği göstermiştir. Sindirim sistemi ve kalp üzerindeki etkilerine ek olarak, mısırda bulunan lif kan şekeri seviyelerini stabilize etmeye yardım edebilir. Eğer diabetiniz varsa, mısır size yavaş yanıcı dayanıklı bir enerji sağlarken kan şekerinizi dengeye getirme konusunda yardımcı olabilir. Düzenli mısır tüketimi hem kan şekeri ve insülinin düşürülmesi ve dengelenmesine yardımcı olur. Yüksek lifli grup ayrıca toplam kollesterolü yaklaşık %7 civarında geriletir, trigliserit seviyelerini %10,2 itibari ile ve VLDL seviyelerini (kollesterolün en tehlikeli formu) %12,5 itibar ile geriletir.

Kalp sağlığı İçin Mısır :Mısırın sağlığa katkısı sadece lifli olması boyutunda değildir. Belirgin miktarlarda ki folik asit ,niasin ve sağlamış olduğu magnezyum ile de son derece faydalı bir besindir. B vitamini olarak bilinien Folik asit doğumsal bozuklukları önlemede yardımcı olur. ayrıca homosistein seviyelerini düşürmeye yardım eder. Homosistein metilasyon siklüsü olarak adlandırılan önemli bir aminoasittir. Homosistein direkt olarak kan damarlarını tahrip edebilir, böylelikle bu tehlikeli molekülün yüksek kan seviyeleri, kalp krizi, felç yada periferal vasküler hastalıklar açısından oluşturduğu risktir. ve kalp hastalığı olan hastaların %20 ile %40’ı arasında mevcuttur. Şu hesaplanmıştır ki folatın günlük değerinin %100’ünün alınması halinde bu sadece kendi başına her yıl itibari ile muzdarip olunan kalp krizi sayısını %10 itibari ile geriletebilir.Folattan zengin diyetler ayrıca kolon kanserinin azalmış riski ile ilişkilidir.Bir kupa mısır folat için günlük değerin %19’unu sağlar iken yüksek kollesterol seviyelerini düşürmeye yardım etmek sureti ile kardiyovasküler hastalıkları azaltabilen bir başka B vitamini olan niasinin günlük değerininde %18,9’unu sağlar. Mısırda bol miktarda magnezyum bulunur.Magnezyum doğanın sahip olduğu kalsiyum kanal blokörüdür.Arter ve venlerin çevresinde yeterli magnezyum olduğu zaman derin nefes bir iç çekme ile gevşemeyi sağlar direnci azaltır kanın akışını iyileştirir, vücutta oksijen ve besinlerin dağılımını iyileştirir.Çalışmalar göstermiştir ki magnezyum eksikliği sadece kalp krizi ile ilişkili olmayıp fakat kalp krizinin hemen akabinde yeterli magnezyumun yoksunluğu kalbe serbest radikal hasarını kolaylaştırır.Bu itibarla kısmen gevşetici etkileri ile birlikte, mısırda bulunan magnezyumun. ayrıca astma ve migren gibi durumların ağırlığını azalttığı yüksek kan basıncını düşürdüğü ve arteroskeleroz ve diabetik kalp hastalığı riskini gerilettiği gösterilmiştir.Bir kupa mısır magnezyuma yönelik günlük değerin %16,4’ünü sağlar.

Akciğer kanseri gelişme riskinizi azaltınBeta-kriptozantinden zengin gıdaların tüketilmesi yüksek oranda mısırda balkabağında, kavun da, kırmızı dolma biberde,mandalinada, portakalda ve şeftalide yüksek oranda mevcut olan bir portakal rengi kırmızı karetoit ; akciğer kanseri gelişme riskini belirgin bir şekilde azaltabilir. “Kanser Epidemiyolojisi, Biomarkerleri ve Önlenmesi” dergisinin 2003 ekim sayısında yayınlanan bir çalışmada, Çin’de,Şangay’da 63257 yetişkinden diyet ve hayat stiline ilişkin veri toplanmış olup bunlar 8 yıl için takip edilmişler, bu zaman boyunca 482 akciğer kanseri vakası teşhis edilmiştir.Bunlarda çoğu kriptozantin zengin gıdalar içeren gıdaları yiyenler akciğer kanseri riskinde %27’lik bir gerileme göstermişlerdir.Mevcut sigara tiryakileri değerlendirildiğinde çok kriptozantinden zengin gıdalar tüketenler, daha az koruyucu gıda tüketen sigara içicilere kıyasla akciğer kanserinden %37,5 daha az düşük bir riske sahip olarak bulunmuşlardır.

Hafızanızı Vitamin B1 ile yenileyin Mısır tiaminin mükemmel bir kaynağı olup bir tek kupada bu besleyicinin günlük değerinin üçte biri (%32,7’si) sağlanmaktadır.Tiamin enerji üretimine merkez olan enzimatik reaksiyonlarda bir entegre katılımcıdır ve ayrıca beyin hücreleri/ bilişsel fonksiyonlar için kritiktir.Bunun sebebi tiaminin asetilkolinin sentezi için; ki hafıza için zorunlu bir nöro ileticidir, ve bunun yokluğunun zihinsel fonksiyondaki yaş ilişkili gerilemelere (yaşlılık) ve alzheimer hastalığına belirgin katkılaşan bir faktör olduğu bulunmuştur, ihtiyaç duyulur.Gerçekte alzheimer hastalığı, asetilkolin seviyelerindeki bir azalma ile karakterizedir. Sağlıklı diyetinize mısırı eklemiş olmayı unutmayın.

Stres altında bile enerji üretimi için destekTiaminine ek olarak şimdiye kadar bahsedilen niasin-vitamin B3’ olduğu kadar pantotonik asite yönelik olarakta iyi bir kaynaktır.Hem pantatotik asit hemde niasin karbonhidrat, protein ve lipit metabolizmaları için gereklidir.Pantatonik asit özellikle stres altında olduğunuz zaman değerli bir B vitaminidir ki bu adrenal bezlerin fonksiyonunu desteklemesi itibariyledir. Bir kupa mısır günlük pantatonik asit için gerekli değerin %28,8’ini ve niasin için ise günlük gerekli değerin %18,9’unu sağlamaktadır.

TIBBİ ÖZELLİKLERİ

1 - Bağırsak ve karaciğer fonksiyonlarını düzenler : Mısırın yüksek lifli içeriği bağırsak geçişini destekler, kollesterol seviyelerini geriletir ve bağırsak fonksiyonlarını iyileştirir.
2 - Diüretiktir : Düzenli olarak yenilmesi eliminasyonu kolaylaştırması yoluyla sıvı birikimini elimine etmeye yardım eder. Ödem durumunda, bir tencere suda kaynatacağınız bir taze mısır koçanı bir saat süre ile kaynatılıp sıkılıp soğutulur.Ödem durumu iyileşinceye kadar günlük 2 ile 3 kupa arasında içilir; tedavinin sonlanmasında önce bir hafta önce bir kupaya indirilerek devam edilir.Bunun sonrasında dozu ihtiyaca göre 2 ile 3 gün için tekrar edebilirsiniz.Ayrıca sadece püsküllerini kullanmak sureti ile bir diüretik infüzyonu da yapmış olabilirsiniz.
3 - Kaşıntıyı azaltır: Hafif kaşıntıya böcek sokmasına bağlı hafif kaşıntıyı rahatlatmak üzere bir miktar suda çözünmüş az bir miktar mısır nişastasını direkt olarak birkaç dakika süre ile deriye uygulamak üzere lapa halinde uygulayın; suçiçeği gibi çocukluk hastalıklarının sebep olduğu kaşıntılar durumunda ılıklı su banyosuna bir tutam mısır nişastası ekleyin ; 15 dakika civarında bir banyo bu hastalıklar sebebi ile ortaya çıkan rahatsızlığı geçici olarak geriletecektir..

4 - İshali tedavi eder : Mısır bağırsak geçişini iyileştirirken diğer yandan ishali birkaç saat içerisinde durdurmanın etkili yoludur.Basit olarak öncesinde kaynatılmış olan bir bardak soğuk suya bir iki çay kaşığı mısır nişastası ekleyin ve bunu bu şekilde için.Meyve, su ve sebzelere ilişkin problemi olan ülkelere giderken küçük bir çanta mısır nişastasını yanınıza almanız kolaylık sağlayabilir.
5 - Böbrek fonksiyonlarını destekler : Böbrek fonksiyonu gerilediğinde yada azaldığında, bir kupa kaynamış suya bir küçük tutam mısır püskülü ekleyin ; 20 dakika boyunca karıştırın sıkın ve bir tatlı kaşığı ile sıcak olarak için.
Besin Değerleri- Servis Miktarı : 1 orta boy (90g) (Her bir servisteki miktar) Kalori 80 : Yağdan kalori değeri% Daily Value*Toplam yağ 1g : 2%Kolesterol 0mg : 0%Sodyum 0mg : 0%Toplam Karbonhidrat 18g : 6%Besin lifi : 3 g Şeker : 15g Protein : 3g Vitamin A 2% - Vitamin C 10%Kalsiyum 0% - Demir 2% *Günlük % değerleri 200 kalori diyet temelindedir. Günlük değerleriniz kalori ihtiyacınıza bağımlı olarak daha yüksek yada düşük olabilir

Zencefil faydaları

Zencefil o kadar önemli bir bitki ki, evinizden eksik etmemenizi tavsiye ediyoruz. Yazımızı okuyunca sizde bize hak vereceksiniz!
Zencefil kökünün bileşiminde önemli etken maddeler var. Taze zencefil etken madde bakımından daha zengin; yüzde 80 su, yüzde 2 protein, yüzde 1 yağ, yüzde 12 nişasta, kalsiyum, fosfor, demir, B ve C vitamini içeriyor. Kuru zencefilde su oranı yüzde 10.
Zencefilin; iştah açıcı, antiseptik, midevi, gaz söktürücü, sindirimi düzenleyici, solunum, toksin atıcı, yollarını açıcı etkileri bulunuyor. Zencefil kan damarlarını açar, terleme ve sıcaklık yapar, kalbi canlandırır.
Londra’da St. Bartholomew hastanesinde yapılan bir klinik çalışmada, zencefilin hastaların anesteziden uyanınca gösterdikleri bulantı ve kusma belirtilerini antiemetik ilaçlardan daha çok önlediği ortaya çıktı.
Rahat uyumayı sağlıyor
Uykusuzluk, kas ağrısı, sabit kusma gibi belirtilerle hasta olan bir kişi, zencefil ve baldan yapılmış çay içerlerse terleme olur, ağrılar azalır, ateş düşer ve derin bir uyku gelir.
Enfeksiyon sonucu oluşan ateşleri düşürmede de ucuz, hazırlanması kolay, güvenli bir ilaç olan zencefil; insanlığa tarihten gelen bir mirastır.
Günümüzde batı ve doğu ülkelerinde zencefil hakkında bilimsel araştırmalar yapılmaktadır. Japonya’da Tukushime-Bunri Üniversitesine bağlı Eczacılık Fakültesi, zencefilin kalp kası kaslarını kuvvetlendirdiğini bildirdi.
Yine Kyoto Üniversitesi araştırıcıları zencefilin kalp kaslarını kuvvetlendirdiğini ve dolaşımı düzenlediğini bildirdi.
Hindistan’da Baroda Üniversitesi araştırmacıları, yaptıkları deneylerle zencefilin karaciğer ve kandaki kolesterolü azalttığı sonucuna vardılar.
Japon bilim adamları zencefilin bileşiminde bulunan shopal’ün pıhtılaşmayı önlediğini buldular.
Taşıt tutmalarına birebir
Zencefil, bulantı ve kusmaya karşı çok etkili doğal bir ilaçtır. Uçak, vapur, otomobil gibi taşıtlarda sallanmaktan ileri gelen bulantı ve kusmalara karşı zencefil rahatlatıcı çözüm oluyor.
REÇETE : Yolculuğa çıkmadan 30 dakika önce ağza alınan 1 gr. zencefil araç tutmasını engeller. Taşıt tutmasında, ameliyat sonrası ayılmalarda 0,5gr. – 2gr. arası zencefil+100 ml. sıcak su ile ile hazırlanan infüzyon faydalıdır.
Gebelikte bulantıya iyi geliyor
Zencefil ayrıca gebelikte sabah hastalığı diye bilinen ve sabahları görülen bulantı ve kusma gibi rahatsızlıklarda da kullanılır. 30 hamilede yapılan denemelerde hastalara her gün 1 gr. toz zencefil verildiğinde, semptomların azaldığı ve tamamen geçebildiği ortaya çıkmıştır.
Mide Bulantılarına REÇETE : 0,5gr. – 1gr. toz zencefil + 150 ml. kaynar su ile infüzyon hazırlanır, gerekli durumlarda günde 2 veya 3 kez tekrarlanır.
Soğuk algınlığına karşı; limonlu veya karanfilli zencefil çayı etkili oluyor.
Zencefil nasıl alınır?
Zencefili alırken taze kurutulmuş olmasına dikkat edin. Bildiğiniz güvendiğiniz aktardan tane zencefil olarak almanızı tavsiye ediyoruz. Evde pirinç veya bakır havanda çok kolay ezerek toz haline getirebilirsiniz. Ayrıca marketlerde satılan taze zencefili de alıp, onuda kullanabilirsiniz. Ancak kuru olanının kokusu ve etkisi daha yoğun!
Zencefil mutfakta nelerde kullanılır?
Çorbalara, pilava, sütlü tatlılara, pasta ve keklere, beyaz peynire, vb. katılır.
Dikkat:Kan sulandırıcı ilaç alınıyorsa, ülser, safra taşı varsa kullanılmaz. 6 yaş altı çocuklarda kullanılmaz.
Kaynak: Zencefil Doğanın Harika İlacı/ Prof. Dr. Ayşegül D.ERDEMİR

...Bademin Faydaları....

Tatlı badem tohumlarında az miktarda protein, demir ve kalsiyumla birlikte yüksek oranda yağ bulunur.
   Acı badem ağız yoluyla alındığında göğüs yumuşatıcı, öksürük kesici etkisi olmakla birlikte yüksek dozda alındığında zehirlenme etkisi yaratır.
   Türkiye'de kabukları soyulup taze olarak ya da kavrularak yenilmesinin yanı sıra, pasta, şekerleme ve tatlılarda yaygın olarak kullanılır. Türkiye'de içi bademli nikâh şekerleri yaptırmak ve şık ambalajlar içerisinde davetlilere dağıtmak da, özellikle büyük kentlerde yaygın bir gelenektir.

* Sinirleri güçlendirir.
* Göğüs hastalıklarını,
* Beden ve zihin yorgunluğunu giderir.
* Hamilelerin sütünü artırır ve bebeklerin gelişimine yardımcı olur.
* Böbrek, idrar yolları ve cinsel organlardaki iltihapları iyileştirir.
* Badem yağı ise hazımsızlığa iyi gelir.
* Yumuşatıcı, balgam söktürücü, sakinleştirici özellikleri olan badem de ev eczanemizin vazgeçilmezlerindendir
* Burun Kuruluğunun Tedavisinde Badem Yağı Çocuklarınız veya siz bu rahatsızlıktan kurtulmak için günde iki /üç kere bir/iki damla badem yağını burunlarınıza damlatarak bu problemden kurtulabilirsiniz.
* Badem yağı ayrıca müsil olarak da kullanılır.
* Sık sık dudaklarının çatlamasından rahatsız olanlar da gün içinde bir iki damla badem yağı kullanmalıdırlar.
* %5 su, %9 protein, %54 yağ, %20 karbonhidrat ve %3 oranında külden oluşur. Ayrıca Ca, P, Fe, Na, K, Mg elementleri ve Thiamin, Ribofdavin, Niosin ve A vitamini bulunur. (Kaynak: Badem Yetiştiriciliği ve Sorunlar(Kaynak: Badem Yetiştiriciliği ve Sorunlar- Prof. Dr.M.Dokuzoğuz, Tübitak Yayınları)
* Kolestrolü düşürür. Kalp krizi riskini %50 azaltır.(Kaynak:The Almond Board of California Araştırma kuruluşu çalışmaları.)
* Her gün 42 gr badem, fındık yediğimizde kalp hastalığı riski azalmaktadır."(Başbakan R.Tayyip Erdoğan 'ın Uluslararası Kabuklu Meyveler Konseyi Kongresi'nde yaptığı konuşmadan alınmıştır.)
* Kan şekeri düzeyini ayarlar; kansere yakalanma riskini azaltır.(Kaynak:Nejat Ebcioğlu'nun Sağlığımız İçin Yararlı Bitkiler adlı kitabından.)
* Cinsel güçsüzlüğe karşı etkilidir. .(Kaynak:Nejat Ebcioğlu'nun Sağlığımız İçin Yararlı Bitkiler adlı kitabından.)
* Bedenin ve zihnin yorgunluğunu giderir. Böbrek, mesane ve üreme yollarındaki iltihapları yok eder. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir. (Kaynak: ABD Gıda ve İlaç Dairesi.)

Fındğın faydaları

Ülkemizde bolca yetiştirilen, hatta ticari açıdan büyük önemi bulunan besin maddelerinden biridir Fındık. Içerisinde Vücudumuz için gerekli olan bir çok önemli vitamini barınmaktadır. Hatta reklamlarımızı safra süsleyen, bir ara herkesin diline dolanan, fındığı betimlemek için kullanılan kelimesi bile vardır. Bu kadar faydası bulunan fındığı günlük olarak belli ölçülerde tüketmemiz sağlığımız açısından oldukça faydalıdır.
Latincesi:Haselnuss, Corylus avellana
Familyası: Huşgiller familyasındandır.
Botanik Bilgi: Fındık, kışın yapraklarını döken, çalı, ağaççık ve bazen ağaç şeklinde görülen bir bitkidir. Basit, yuvarlak yaprakların kenarları çift dişli, ucu sivridir. Çiçekler yapraklardan hemen önce İlkbaharda açar. Meyvesi, 1-2-3 cm uzunluğunda 1-2 cm çapındadır, kabuğun etrafını tamamen veya kısmen kuşatan bir kadehcik bulunur. Kadehciğin şekil ve yapısı fındık türlerinin teşhisinde önemlidir.
Yetiştirildiği Yerler: Ticari açıdan Ülkemiz için büyük değeri bulunan fındık, yurdumuzun daha çok Doğu Karadeniz bölümünde yetiştirilmektedir.
Hangi vitaminler bulunur? :                                                                         
Fındığın besin değeri: (100 gr)
Protein 15,98
Yağ 60,51
Doymuş 4,76
Tekli doymamış 50,32
Çoklu doymamış 5,43
Su 4,45
Kül 2,23
Karbonhidrat 16,83
Şeker 3,58
Enerji () kcal 672

Fındığın içinde bulunan vitaminler:
Vitaminler () Mg/100g
E vitamini 33,9
Tiamin (B1) 0,3
Riboflavin (B2) 0,1
Piridoksin (B6) 0,3
Niasin 1,8





















 Faydaları:
Vücudunuzun ihtiyacı olan proteini rahatlıkla fındıktan karşılayabilirsiniz. Fındık vücutta artık madde bırakmadan protein verir ve vücudun normal çalışmasına, zayıf düşmemesine yardımcı olur.
Gelişme çağındaki çocuklara da hem enerji verip hem de besleyici olmasından dolayı gelişmelerini daha iyi sağlamak için önemli bir besin kaynağıdır.
Enerji vericidir. Bu yüzden besleyici özelliğinin yanında cinsel gücü artırıcı etkisi de vardır.
Böbrekteki kum ve taşları döker.
Güç ve dikkat gerektiren durumlarda yararlıdır. Çünkü, vücuda kuvvet vererek beden ve zihin yorgunluğunu giderir.
Hastal ardından Nekahet Dönemleri için ve ayrıca bütün gün bedeni ve zihni yıpranmalarla Karşı Karşıya olanlar için fındık gerekli bir besin kaynağıdır.
Fındık, kolesterolü düşürür ve kalp krizi riskini azaltır.
Içerdiği yüksek kalsiyumdan ötürü kemikleri ve dişleri güçlendirir.
Fındıkta diyet lifi% 1-3 oranında bulunur, barsakta kimyasal bileşiklerin Toksik etkilerini, kalın barsak hastalıklarını, Kabızlığı ve kalp rahatsızlıklarını önler, serum lipit düzeyi ve kan şekerini düşürür.
Sodyum düşük, magnezyum ve potasyum yüksek olduðundan vücutta kan basıncını Düzenlemede önemli rol oynar.
Kansızlık, sindirim ve Dolaşım sistemi bozukluklarını önlemede gerekli olan demiri içerir.
Bilinmesi gerekenler:
Süt ve süt ürünleri demir yönünden yetersiz olduðundan dolayý Fındık bunlarla birlikte tüketilirse, Açığı kapatır.
Yüksek tansiyonu olanlar daha dikkatli tüketmelidirler.