Toprak altında, üzeri ince veya zarımsı birkaç pul ile örtülü, bir yumru
taşıyan çok senelik bir bitki. Yaprakları çimen yaprağına benzer.
Çiçekler genellikle 1-3 tâne veya türüne göre daha fazla olup, mor,
beyaz-pembe sarımtrak renklerdedir. Çiçek taç yaprakları tüpsü olup, uç
kısmında huni şeklinde genişlemiş ve 6 parçalıdır. Meyveleri çok
tohumludur. Avrupa ve Akdeniz bölgesine yayılmış, 40 civârında türü
vardır. Bunun da 20 kadarı Türkiye’de bulunur. Genel olarak zehirli
alkaloitler taşıyan bitkilerdir. Çiğdem türlerinin bir kısmı ilkbaharda,
diğer bir kısmı ise sonbaharda çiçek açmaktadır. Çok güzel olan
çiçeklerinden dolayı da bir süs bitkisidirler. Daha çok kullanılanı ve
tıbbî olarak bilineni sonbahar veya güz çiğdemi (Colchicum
autumnale)dir. Bu da ağustos-ekim ayları arasında çiçek açan yumrulu bir
bitkidir. Yaprakları ilkbaharda meydana gelir. Çiçekleri ise sonbaharda
olup, pembemsi-mor veya beyazdır.
Türkiye’de yetiştiği yerler:
Farklı türlerde Türkiye’nin hemen hemen her tarafında.
Kullanıldığı yerler:
Bitkinin kullanılan kısmı tohumları ve yumrusudur. Tohumlarında sâbit
yağ, sakkaroz ve kolsisin isimli bir alkaloit bulunur. Yumrularında da
kolsisin, inulin, yağ, nişasta, sakkaroz bulunmaktadır. İdrar söktürür,
kabızlığı giderir. Kesinlikle tavsiye edilen miktardan fazla
kullanılmamalıdır. Çiğdem tohumu ve yumrusundan hazırlanan preparatlar
uzun zamandan beri damla hastalığına karşı kullanılmaktadır. Kolsisin
bir ara kansere karşı kullanılmışsa da, hayvansal hücreler için çok
zehirli olduğundan hâlen terk edilmiştir. Kolsisinin hücre bölünmesini
durdurması etkisinden faydalanılarak, poliploit mutasyonlar elde etmek
için zirâatte kullanılmaktadır. Poliploit organizmalar genellikle
normalden daha fazla olan büyüklükleri ile göze çarparlar. Bu metod
sâyesinde ekonomik değer taşıyan bu bitkilerin yaprak veya meyve
ürünlerini arttırmak mümkün olmaktadır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder