Binbirdelik Otu (Hypericum perforatum L.) tarla, yol ve orman
kıyılarında, tepelerde ve çayırlarda Temmuz’dan Eylül’e kadar çiçeklenen
ve ülkemizde, sarı kantaron, kanotu, kılıçotu, mayasılotu ve yaraotu
gibi yöresel adlara da sahip olan şifalı bir bitkidir. Bitki 25-60 cm
boyunda olup, çok dallıdır ve sapları ayrı olduğu halde bir şemsiye
biçimindeki çiçekleri 5 parçalı, korolla altın sarısı renkli ve
kenarları siyah renkli guddeli tüyler ile çevrilidir . Erkek organları
çok adette ve 3 demet halinde bir araya toplanmıştır. Yapraklar ışığa
karşı tutulduğunda, yağ guddeleri, parlak noktacıklar halinde kolaylıkla
görülür. Bitkiye binbirdelik otu denmesi bu özellikten ileri
gelmektedir. Yanılmamak için, tam olarak açmış bir çiçeği
parmaklarınızın arasında ezdiğinizde, ondan kırmızı bir su aktığını
göreceksiniz. Tanen (tannin), uçucu yağlar (carophyllene, pinene,
limonene, myrcene), flavon türevleri (flavonoids; quercitrin, quercitin,
rutin), hipericin (hypericin, pseudohypericin), karoten (carotene),
Vitamin C ve resin içermektedir. Binbirdelik otunun Türkiye' de 70
kadar türü olup; bu türlerden büyük çiçekli binbirdelikotunu
(koyunkıran, kuzukıran),(Hypericum calycinum L.) yiyen hayvanlar (Koyun,
sığır,at) dan yalnız beyaz tüylü olanlarda bazen ölümle sonuçlanan,
deri hastalıkları meydana gelir. Siyah tüylü hayvanlarda bu tip bir
duyarlılık meydana gelmemektedir. Avrupa ve Anadolu ‘da yaygın bir bitki
olup; Hristiyan inancında kutsal bir yeri vardır. Avusturya’da İsa’nın
haç kanı, , Tanrı kayrası otu ve peygamber kanı gibi isimlerle
anılmaktadır.
Binbirdelikotu çayı ; sinir yaralanmalarında ve her türlü sinirsel
şikayetlerde, çarpma sonucu yaralanmalarda ve ağır kaldırma sonucu
ortaya çıkan rahatsızlıklarda kullanılır. Ayrıca o, ishale karşı da çok
etkili bir bitkidir. Sinirsel yüz ağrıları , günde 2-3 bardak
binbirdelikotu çayı içip, dıştan da (haricen) ağrılı bölgeler uzunca
bir süre binbirdelikotu yağı ile ovalanarak iyileştirilebilir. Bitkinin
ayrıca, sinir iyileştirici olarak adlandırılan ve sinirsel
rahatsızlıklarda, nevrozlarda, uykusuzlukta ve sinir yorgunluklarında
başarıyla kullanılan bir de tentürü (Binbirdelikotu Tentürü)
hazırlanabilir. Bu tentür dıstan (haricen) friksiyon (ovarak sürme)
biçiminde, içten (dahilen) ise, günde 10-15 damla, 1 yemek kaşığı suya
karıştırılarak kullanılır. Konuşma bozukluklarında, rahatsız uykularda,
histeri krizlerinde, uyurgezerlikte olduğu kadar, yatağa işeme ve
depresyonlarda da başarıyla kullanılabilir. Tüm bu hastalıklarda içten
binbirdelikotu çayını kullanırken, bir yandan da oturma banyolarının çok
olumlu sonuçlar verdiğini söyleyebiliriz. Haftanın 6 günü, arka arkaya
ayak banyoları alınması da tavsiye edilmektedir. Sinir sistemi ile
ilgili tüm rahatsızlıklarda bu kür önemlidir.
Gelişme çağındaki genç kızların, bir süre (Birkaç ay) günde 2 bardak
binbirdelikotu çayı içmeleri tavsiye edilir. Bu çay, cinsel organların
gelişmesine yardımcı olacak ve adet görme düzensizliklerine son
verecektir. Çok ünlü olan Binbirdelikotu (Kantaron) Yağı’da hiç bir evde
eksik olmamalıdır. Gerçekten de binbirdelikotu yağı ; ağrı kesici,
iltihap önleyici ve iyileştirici özellikleriyle, en iyi yara yağıdır. Bu
yağı herkes kolayca hazırlayabilir. İyılestirme gücünü en az 2 yıl
korur ve yalnızca açık yaralarda, yeni yaralanmalarda, hematomlarda
(Deride mavi-mor lekeler), beze şişkinliklerinde, güneş yanıklarında ve
pürüzlü yüz ciltlerinde bakım toniği olarak kullanılmakla kalmayıp,
uçuklar (herpes), varisli damarlar, basurlar (hemorrhoids), sırt
ağrıları, lumbago, siyatik, mafsal (eklem) iltihabı, romatizma ve
felçli-inmeli (paralysis) bölgelerde de etkili bir friksiyon (Ovarak
sürme) yağı olarak kullanılabilir. Yanıklarda ve haşlanmalarda etkili
bir yağa sahip olabilmek için bitkinin çiçekleri keten tohumu yağına
yatırılır. Bu yağ, güneş yanıklarında da kullanılabilir. Karınlarına
zeytinyağı ile hazırlanmış binbirdelikotu (Kantaron) yağı sürüldüğünde
karın ağrısı çeken bebeklerin ağlamaları sona erer.
Sarı Kantaron (Hypericum perforatum); çok yıllık, üzerinde pek çok sarı
çiçeği olan bir çalı türü olup, Asya’ dan Amerika’ ya kadar dünyanın
pek çok ülkesinde doğal olarak yetişen ve Ortaçağdan beri güvenle
kullanılan bir bitkidir. Binbirdelikotu olarak da bilinir. Bu bitki
hakkındaki modern ilgi; 1997 yılında Newsweek dergisinde ve sonrasında
diğer gazete ve dergilerde çıkan makale ve yazılar ile ABD’de bazı TV
programlarında yapılan haberlerden sonra daha da arttı denilebilir.
Aslında bundan yıllarca önce başta Almanya olmak üzere birçok Avrupa
ülkesinde bu bitki “Doğal Antidepresan” olarak kullanılıyordu ve diğer
antidepresan ilaçlardan çok daha az yan etkili olması nedeniyle zaten
dikkatleri üzerine çekmişti.
Yapılan araştımalara göre bitki 50’den fazla etken madde içermekte
olup; bunlardan en önemlileri hiperisin (hypericin), flavonoidler,
taninler, resin ve prosiyanidinler’ dir. Sarı kantaron hakkında yapılan
araştırmalar bu bitkinin sentetik antidepresan ilaçlarla benzer etkili
olmasına rağmen daha az yan etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur.
Hiperisin beyindeki Teta dalgalarını da arttırmaktadır. Teta dalgaları
normalde uyku esnasında meydana gelirler ve derin düşünce veya
meditasyon, yüce duygular, memnuniyet ve yaratıcı düşüncenin artması
gibi şeylerle ilişkilidirler. Sarı Kantaron Ekstresi aşağıdaki
durumlarda önerilmektedir:
Faydaları ve Kullanım Alanları:
Yaraların iyileşme sürecini hızlandırır.
Hafif ve orta şiddetteki depresyonlarda rahatlatıcı ve sakinleştirici etkisi vardır.
Korku, endişe, kaygı, umutsuzluk ve çaresizlik duygularının giderilmesinde yardımcıdır.
Siyatik, eklem iltihabı (artrit) ve pre-menstural kramplar (Adet öncesi ağrı ve sıkıntılar) giderilmesinde faydalıdır.
Safra salgısını uygun yönde etkileyerek sindirim sistemini rahatlatır.
Kronik yorgunluk sendromunda, uykusuzluk, menopoz dönemindeki sıkıntı, stres ve gerginliklerin giderilmesinde etkilidir.
Kullanım Biçimleri :
Çay Hazırlamak : 1 tatlı kaşığı dolusu bitki, orta boy 1 su bardağı
kaynamıs suya eklenir ve 3-4 dakika demlendikten sonra süzülür.
Yukarıda belirtilen durumlarda günde 2-3 bardak içilir.
Binbirdelikotu (Kantaron) Yağı Hazırlamak : Günesli havada toplanmıs
çiçekler, gevsek biçimde bir siseye doldurulur ve üstüne, sızma
zeytinyağı eklenir. Zeytinyağı çiçekleri örtmelidir. Mayalanma süresi
olan 3-5 gün süresince sisenin kapağı açık tutulur ve arada bir
çalkalanarak, günesli bir yerde bekletilir. Daha sonra şişenin kapağı
kapatılır ve 4-5 hafta boyunca, arada bir çalkalanarak güneste
bekletilir. Süre sonunda süzülür, çiçekler de sıkılır ve koyu renkli
şişelere doldurularak saklanır. Yanık yaraları için, zeytinyağı yerine,
ketentohumu yağı kullanılır.
Binbirdelikotu (Kantaron) Tentürü Hazırlamak : 1 lt konyağın içine,
güneste toplanmış ve ince kıyılmıs 2 avuç bitki (sap, yaprak ve çiçek )
eklenir. Sise 14 gün boyunca güneşte bekletilir ve arada bir çalkalanır.
Süre sonunda süzülür ve koyu renkli şişelere aktarılarak, serin bir
ortamda saklanır.
Sarı Kantaron Ekstresi: (Hypericum perforatum L.) Özellikle Avrupa ve
Amerika'da çay yerine, bitkinin çiçek, yaprak ve saplarından elde edilen
ve kapsül şeklinde satılan ekstresi de kullanılmaktadır. Kronik
yorgunluk sendromunda, menopoz dönemindeki sıkıntı, stres ve
gerginliklerin giderilmesinde faydalıdır
Referanslar :
1-"Gesundheit aus der Apotheke Gottes" "Tanrı'nın Eczanesinden Sağlık", Maria Treben
2-Türkiye'de Bitkilerle Tedavi, Prof.Dr. Turhan Baytop, I.U Eczacılık Fak.
3-http://www.alternative-medicines.com/feature/features.htm
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder